1 Haziran 2009 Pazartesi

Sabah Şeriflerim

Bazen insanlara karşı sert davranabildiğini farkediyorsun. Fakat buradaki 'bazen' davranışların için değil, farkedebilirliğin için kullanılıyor çünkü sen tam bir puştluk abidesi olup çıkıyorsun. Çeşitli sebepleri vardır elbet herkesi kendine göre...

Benimkisi, finaldi, vizeydi, mutlu olmadığın bir işti diye uzayıp gidiyor.

En önemlisi de mutlu olmadığın bir iş zaten. Zincirleme bir reaksiyon gösteriyor ne yazık ki... Mutlu olmayarak girdiğin bir okul, şans eseri o okuldan aldığın diplomayı bir boka yarıyor gibi gösterecek şekilde ailenin sana kurduğu bir iş ama okula girdiğini öğrendiğin gün gibi mutlu olamadığın, okulda geçen günlerde artan mutsuzluğunun aynısı olarak işinin başında geçen günlerde artan mutsuzluğun. Parası iyi ama ruhen batıyorsun.

Ruhen batıyorsun, etrafındakileri üzüyorsun. O arada yeni bir sevgili buluyorsun, sarhoş kafayla yakalamışsa da seni ve böyle başlamışsan da ilişkiye. Güzel, iyi kız, sana karşı bir şeyler hissettiği belli ama sen ilişkinize sınırlar koyarak ve bunu patavatsızca onun yüzüne vurarak hem onu üzüyorsun hem de yalnızken yakınmaktan eskittiğin yalnızlığına dair dehşet bir özlem duygusu içerisine giriyorsun.

'Acaba yanlış mı yaptım?'
'Başıma büyük bir bela mı aldım?'
'Sorumluluğunu kaldırabilir miyim?'

Kimse kolay olacağını söylemedi, farkındayım. Zaten üstesinden gelmeye çalışıyorum pes etmek yerine ama kimse zor olacağını da söylemedi. Kimse bir şey söylemedi zaten anasını satayım...

Annem arıyor günlerdir; 'Yeter artık, nerelerdesin? Eve gel artık...' diye. Alt tarafı evden 500-600 metre ilerideyim ama eve gitmek istemiyorum. Arkadaşta pinekliyorum, yatıyorum. Yemek bile yemiyorum. Bastıracak kadar bir şeyler tıkıp mideme leş gibi sigara içiyorum. Gazlı içeceklerin bokunu çıkarmaktan midem yanıyor. Kendim için hiçbir şey yapmıyorum, götü büyütmekle meşgulüm.

Tabi ki yapacak şeyler var, bu böyle devam etmeyecek. Etmeyeceği o kadar belli ki, iki günlük uykusuzluk bile silemedi aklımdan 'Bırakıp gideceğim bu işleri, nasıl mutlu olacaksam öyle yapacağım her ne yapacaksam' fikrini. Uykusuz olmasam belki bir girişimim bile olurdu ama zaten hep böyle anlarda gaza gelesim tutuyor. İçten pazarlıklı, maymun iştahlı bir gerizekalı olduğum gerçeği ile sabahı noktalamak istiyorum. Gündüz uykuları gece uykularının üçte birine denk geliyormuş. Hem yarın erken kalkıp İstanbul'a gitmem gerek. Hem stüdyoya girmeliyim hem de kız arkadaşımla görüşüp onunla biraz ilgilenmem gerekiyor. Bela mı aldım sanki başıma biraz?

Birinci ve ikinci tekil şahıslarıma yardımcı oyunculukları için teşekkür ederim.

Hiç yorum yok: