Bahis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bahis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2010 Cumartesi

Tutankupon'un Laneti

Dün şöyle bir kupon yapmıştım,

Bursaspor - Gaziantep 1
Arles - Guingamp 1
Brest - Bastia 1
Köln - Bochum 1
Inter - Juventus 1 (Handikaplı)

3 lira bastım, 65 lira alacaktım ki hayallerimi yıkan takım Arles oldu...

Bugün ise şöyle bir kupon yapacağım, bakalım Tanrı Tutankupon parmağını hangi maça uzatacak da hangi maçtan yatmama sebep olacak...

Sunderland - Burnley 1
Gillingham - Leeds 2
Sociedad - Albacete 1
Auxerre - Lorient 1
Espanyol - Barcelona 2 (Handikaplı)

5 Nisan 2010 Pazartesi

Kaz-Andırıyorum

Herhalde bir gazetede sikko bir iddaa yorumcusu olsam köşemin adı bu olurdu, adımı da Pompala Behçet koyardım...

Kazandırıyorum da, iddaa'ya kazandırıyorum. Bu hikayede ben ise yolunan kazın ta kendisi oluyorum. Kazla ilgili bir laf ebeliği daha yapıyorum, iddaa'nın daha çok kazı kazanması lazım diyorum ve çekiliyorum...

Ayar oldum bu hafta sonu, neler oldu be Serhat ya!

13 Aralık 2009 Pazar

İddaa Günü

Dün öğlen başlayıp akşam üstü biten konuşmaya katıldım. Mini konferans da diyebiliriz aslında... Konuşmacı konuklardan biri Sakarya Üniversitesi'ni bugün bulunduğu seviyeye taşıyıp, eğitim anlamında Türkiye'nin en önemli üniversitelerinden biri hâline getiren rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman'dı. (Muhtemelen bu rektör seçimlerinde kuyusunu kazacaklar... Ahmet Necdet Sezer kıyağıydı bu şehre Mehmet Durman.)

24 Kasım 2009 Salı

Bayılıyorum Bu İşe

Hiçbir kısıtlama yok, engelleme yok. Basıyorsun parayı, tutarsa tutuyor. Bazen böyle ucundan kıyısından yok efendim tek gol olsaymış, yok son dakikada hakem penaltıyı verseymiş gibi acayiplikler olunca milyonları kaçırıp kafayı yiyorsun ama biraz zaman geçtikten sonra gülüyorsun hâline. Çünkü o zaman 300 TL veren kupon yattığında kendini 300 TL zararda hissediyorsun; 'Büyük paralar kaybettim abi' diyorsun. Halbuki kaybettiğin 1 lira, 3 lira, 5 lira işte.

Bir klişedir, kupon yaparsın ve arkadaşın sorar; 'Yaptın mı kupon?' Yapmışsındır işte, o da ister kuponu bakmak için. Daha kuponu eline alır almaz; 'Şu maç riskli' ya da 'Bak kanka yatarsa şu maçtan yatar' yorumlarına başlar. Sonra; 'O maça ben alt verdim ya. Mönşıngladbah kendi sahasında çıplak geziyor, terliksiz dolaşıyor' gibi şeyler söyler, kendi fikirlerinin doğru olduğunu ya da olma ihtimalinin yüksek olduğunu anlatmaya çalışır. Lamer mıdır nedir? Ama harbi mönşıngladbah...

Çok kafa patlatanları anlamıyorum bu oyun için. Ben de patlatıyorum ama 4-5 kişi bu kurbanda sisteme gireceksek kafa patlatıyorum. 'Ulan madem 4-5 kişi sisteme giriyorsun, bari düşün di mi?' diyerek düşünüyorum. Ayrıca bugüne kadar kafa patlatarak yaptığım hiçbir kupondan adam gibi bir halt kazanamazken, uyku sersemi, ağzımda salya lekeleri, gözümde çapaklarla gittiğim ve yaptığım kupondan 200 TL. almışlığım da vardır. 300 TL. de kaçırmışılığım var bir de üstüne.

Herşey bir yana biraz tutarlı olmak lazım bu işte tabi, duracağın yeri bilmen lazım. Yoksa bir hastalık, takıntı. Bir ara çıldırıp Salı-Çarşamba-Perşembe-Haftasonu yetmezmiş gibi Pazartesi ve Cuma günlerine de kupon yapmaya başlamıştık. Gereksiz... (Ha gerçi bir kere Cuma maçlarından iyi para kazandım gerçi. Lö Fğaaans Divizyoğn Dü)

Şöyle bir baktım bugünkü programa, ulan alayı beraberlik maçı be. Yani bugün şu maçlardan en az 4 tane beraberlik çıkmazsa bıraksınlar abi bu ligde top oynamayı dedim kendi kendime ve sisteme giriştim.

Arsenal ve Liverpool karşılaşmaları banko, geri kalan her maç için beraberlik ya da mastercard, sizin tercihiniz tabi. 'Ulan o kadar beraberlik çıkmaz' diyen varsa araya üst-alt falan diğer opsiyonlardan serpiştirsin. Bak diyorum, bunlar beraberlik maçları, buram buram kokuyor...

Satır aralarına da Rolling Stone kapakları koyuyorum bak, gözünüz gönlünüz açılsın bu yazıyı okuyup da kupon kasarken. Güzel ablalar, hepsi bir zamanlara damgasını vurmuş, avuç içlerinde öbek öbek terlere neden olmuş ablalar. Barak'ı da koydum çünkü o bir değişim simgesi, barışın sembolü, vahşi kapitalizmin parlayan veliahtı heyhat! Orospu çocukluğunun sırıtan versiyonu... Yaşasın barrak, yaşasın obama.

Saygılar.

(Bu son paragrafın bir anlık göz kararması ile alakası var, kuponla değil. Siz yine beraberlikleri bir düşünün...)

5 Kasım 2009 Perşembe

Dana

Biz dört arkadaş, kurbanda ortak danaya girer gibi bu kupona girdik ama... Hadi bakalım! (Tutarsa bir hafta yokum, İbiza'dayımdır. Aramayın yani, fatura girmesin...)

4 Kasım 2009 Çarşamba

Ben Böyle Bahtın, Kaderin...

Beşiktaş - Wolfsburg 2 (2,30) - Tuttu
Apoel - Porto 0 (Hndkp- 3,40) - Tuttu
B. Münih - Bordeaux 2 (4,00) - Tuttu
Man. U - CSKA Üst (1,60) - Tuttu
AC Milan - Real Madrid 0 (2,90) - Tuttu
Maccabi Haifa - Juventus 2 (Hndkp - 2,05) - S.ki tuttu...

1 TL --- 297,53 TL

Kuponuma sarıldım, yastığa başımı gömdüm gözyaşlarımı gizlemek için. Samedlere de dedim, banko yapsaydım da tutmasaydı şansıma küfrederdim yine en fazla. Böylesi tek golle tek maçtan yatınca içime oturdu resmen. Çok kötü oldum lan...

20 Ekim 2009 Salı

Yine Sallıyorum Fütursuzca

Geçen verdiğim kuponda İngiliz'lerin Hırvatlara garezini unutma gibi büyük bir mallık yapmam bir yana;

Alkmaar - Arsenal (Alt)
Debreceni - Fiorentina (2) - Handikap
Inter - Dinamo Kiev (2-3 Gol)
Liverpool - Lyon (0) - Handikap
Rangers - Unirea (2-3 Gol)
Stuttgart - Sevilla (2)

diyor ve 1 TL'ye 71,26 TL kazanma umutlarımdan bahsediyorum. Selametle...

16 Ekim 2009 Cuma

Babasız Kalasın Vannes

Sen git Ajaccio - Brest mücadelesine 0 oyna ve bil. Sonra utanmadan git, Arles - Bastia maçına 1 ver bil. Yetmedi Caen her türlü Clermont'a çakar de çaksın. Ama gel gör ki Strasbourg - Vannes maçına 0 oyna, Strasbourg dk. 9'da 1-0 öne geçsin, dk. 13'te 10 kişi kalsın, 77 + 2 dakikada Vannes bir gol bulamasın anasını satayım. Şansımı sikeyim, gitti 64,31 lira.

10 Ekim 2009 Cumartesi

Oynecesen Oyneve Gari Oynemeycesen Meşgul Etme Bari

216 - Rusya - Almanya: 1 (2.2)

Vallahi, Rusya denildiği zaman ben kendi sahalarında oldukları sürece Rusya'ya veririm bankoyu. Verdim gitti hatta...

223 - Ukrayna - İngiltere: 0 (3.2)

İngilizler birinciliği garantilemiş gözüküyorlar fakat Rooney'nin Ronaldo'nun United'dan ayrılmasından sonra iyice alevlenen gaz hali diyor ki; 'bize farketmez, biz maçların hepsini kazanarak gitmek istiyoruz. Ha, bu arada Portekiz'in hâline de götümle gülüyorum' Ha, İngiltere'nin son zamanlarda yaşattığı hayal kırıklıklarına bakacak olursan tamam da, Ukrayna da boş takım değil be abi. Şöyle maça bir baktım, oranlara baktım, ne Ukrayna diyebildim ne de İngiltere... İyisi mi beraberlik oynanır dedim, yaptım bunu. Diğer tahminim de üst.

246 - Belçika - Türkiye: 0 (3.3)

Hâlimiz ortada... Yapacağımız tek şey kalan tüm maçları kazanıp Bosna'nın puan kaybetmesini beklemek olacak. Hatta mümkünse 4-5 puan birden kaybetsin, di mi Güntekin?

Yine de kazanabileceğimize pek ihtimal vermiyorum, umarım haksız çıkarım ama futbol konusunda sahip olduğum totemlerden bir tanesini hemen şuracıkta paylaşmak istedi bu deli gönül;

Teknik direktörünü taze değiştirmiş takımlardan korkacaksın arkadaş!

249 - İrlanda - İtalya: 0 (2,5)

Geçerli ya da geçersiz hiçbir argümanım yok. Bizim çucuklar kazanır; demek isterdim ama onu da diyemiyorum. İçimden İtalya'da geçmedi hiç biliyor musun? Böyle, bir boşluk var sanki içimde, sıfır ilen onu yansıttım.

***

Ha işin ehli değilim aman diyeyim, anama küfredildiğinin çınıları musallat olmasın kulağıma sonra. Zaten bu işin ehli olunabileceğine de inanmıyorum. Canım sıkıldı, bir yandan kupon yaparken bir yandan da bloga ne koyayım diye düşünüyordum, bunun sentezi oluşu verdi.

Bu aralar çok boşladık. Mevsim değişikliği meşgalesi işte... Herkes koşuşturuyor bir yerlere, insanlar telaşlı. Bir yanda hayat gayesi, bir yanda türlü dertler falan. Bizim tuzumuz kuru gerçi, koşuşturmuyoruz.

Geçen gün San Francisco'daydık, baba parası yedik biraz daha. Onu da yarın-öbür gün anlatırım artık.