8 Şubat 2010 Pazartesi

Who Dat?

Blogu ve Batug forumunu takip edenler, benim New Orleans'a karşı nasıl bir sevgi duyduğumu bilir. Hornets'in başında gezen kara bulutlar yüzünden, Saints'e daha bir sıkı sarılmıştım bu sene. Özellikle, iki hafta önceki NFC şampiyonluk maçında uzatmada gelen galibiyet, takıma olan inancımı iyiden iyiye arttırdı.

Bu gece de bu inançla bilgisayarın başına oturdum. Ama ilk çeyrekteki savunma direncini görünce moralim biraz bozuldu. Indianapolis sürekli 10 yardın ötesine geçirmeyi başardı. Bir de 5 dakikada bir link yenilemekten dolayı sinirlerim iyice gerildi. 10-0 girdiğimiz ikinci çeyrekte, takımlar biraz daha savunmalarını oturtma şansı buldu. Keza TD'ye 3 yard kadar yaklaşmamıza rağmen, Colts savunmasını aşamadık. Yine de Hartley'in 40 yard dışından bulduğu iki gol, devre arasına biraz daha moralli gitmemizi sağladı.

Devre arasında The Who'yla biraz ısındıktan sonra, ikinci çeyreğin başlama vuruşunda Saints'in yaptığı olağanüstü taktik ve gelen TD sonrası iyiden iyiye sevinmeye başladım. Lakin Peyton Manning ilk çeyrekteki gibi tekrar sazı eline aldı, olağanüstü paslarla çizgiye kadar getirdi topu. Addai de TD'yi yaptı. Son hücumumuzda Hartley'in yine 40 yard dışından attığı gol, bize tekrar tutunma şansı verdi.

Son çeyrekte, Indianapolis'in ilk hücumunda yaptığımız savunma ve Stover'in golü kaçırması sonucu, ibre tekrar bize döndü. Yaptığımız hücumda Brees, Indy savunmasını çok iyi okudu, çok iyi kısa paslar attı. Shockey'in TD'si sonrası, Coach Sean Payton bir kez daha risk aldı ve 1 sayılık gol vuruşunu denemektense, 2-point conversion denemeye karar verdi. Wide-receiver Lance Moore topa gol çizgisinin gerisinde sahip olmasına karşın, ilk anda sayıyı vermeyen hakemler, pozisyonu tekrar izledi ve 2 sayıyı Saints'e verdi.

24-17 öndeydik, ve top Manning'in elindeydi. Indianapolis'in bulacağı bir TD, maçı kritik bir duruma sokabilirdi. İlk pasları başarılı atan Manning, top Saints yarısahasına geçtiğinde, üçüncü pasında topu Collie'ye ulaştırmak yerine az kalsın Saints savunmasına hediye ediyordu. Hakemlerin dışarıda kararından sonra, tekrar topu alan Manning az önce yapamadığını bu sefer yapmayı başardı. Pası attığı yerde Reggie Wayne değil, Saints cornerback'i Tracy Porter vardı. Pası alan Porter TD'yi yaptı, skoru 30-17'ye getirdi, maçı orada bitirdi. O noktadan sonra bizim için maç bitti, gözümü kapattım, kendimi Bourbon Street'e akan insanların arasında hissettim bir an.

Katrina'dan sonra Saints'e bağlılıklarını her düzeyde ifade eden New Orleans halkı için bu şampiyonluk büyük bir mutluluk kaynağı demekti. Zaten takım sahibi Tom Benson da maç sonunda "Bütün dünyaya New Orleans'ın geri dönüğünü gösterdik" diye bağırırken zevkten dört köşe haldeydi; takımın şehri, şehrin de takımı ne kadar yürekten sahiplendiğini dosta düşmana gösterdi.

Son olarak hep beraber diyoruz,

Who dat? Who dat? Who dat say dey gonna beat them Saints?


2 yorum:

Sheed dedi ki...

oğlum ilk çeyreği izledi 10-0 öndeyiz.. dedim ki oğlum git yat, sabah okula kalkacaksın.. ben şimdi çocuğuma ne derim kaptan?

yazar burada peyton manning'e seslenirken, şaban ışık'ı da tebrik ediyor.. bu da gol ulan, bu da gol..

Kaan Özaydın dedi ki...

saints çılgın oynadı. henüz çok erkenken red zone'da 4 & 1'da field goal denemek yerine o 1 yardı almaya çalışmaları, ikinci yarı başında yapılan on-side kick falan super bowl için acayip tehlikeli hareketlerdi. sonuçta nooldu manning'e kapak oldu.