8 Mart 2011 Salı

FC Augsburg

Baştan itiraf edeyim, Augsburg'a sevdiğimiz bir kız arkadaşımız için gittim. Kız sağolsun, beni evinde barındırdı, maça götürdü, sergiye götürdü, yedirdi içirdi; her türlü kültürel etkinliğin içine girdik. Ha, sonu istediğim gibi olmadı, o ayrı konu ama bu seyahatin bana en büyük hediyesi FC Augsburg'a duymaya başladığım sevgi oldu.

Stadda futbol izlemekten iyi kötü zevk alan bir adam olarak, daha Almanya'ya geldiğim ilk gün elimden tutup maça götürülünce ister istemez Augsburg'a karşı bir sempati oluştu bende. Şehir güzeldi; şehir merkezinden 2-3 dakika aralıkla stada tramvay gidiyordu, o güzeldi; FC Augsburg'un maçlarını oynadığı Impuls Arena çok güzeldi vs. O gün takıma apaçilik seviyesinde kanım kaynadı diyebilirim. Bu sevgi haliyle Almanya'da dönünce de devam etti. Özellikle Beşiktaş'ın günden güne babalara gelmesiyle de, keyifli bir heyecan oldu benim için FC Augsburg. Her hafta maçlarını bekler, Beşiktaş'a yapmadığım apaçiliği onlara yapar oldum. Bundesliga yolunda FC Augsburg için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım.



Fotoğraf da dün geceki Düsseldorf maçından. Beşinci golden sonra, defans oyuncusu Sankoh ve biricik forvetimiz Nando Rafael akşama girecekleri ortamın sinyalini veriyorlar, şimdi söyleyin, bu adamlar sevilmez mi?

Hiç yorum yok: